Herkese tekrar merhaba. "Ulan sen daha dün gece yazmamış mıydın, neden yine geldin?" dedirtecek bir hızla yeniden sizlerleyim.

İtiraf edelim: Koddan kaçmak için size geldim.

Bugün 28. yaşımın ilk günüydü. Doğum günümde özel bir eğlence planım yoktu ama çalışmak gibi bir planım da kesinlikle yoktu. Gece, "Usulca kalkarım, bir şeyler izlerim, bütün gün yatarım" düşüncesiyle uyumuştum.

Sabah sıcaktan uyandım. Biraz oflayıp pufladıktan sonra telefonu elime aldım ve Instagram'da boş boş kaydırmaya başladım.

Derken karşıma httpSMS adlı bir GitHub reposunu anlatan Hintli bir abimiz çıktı. Android uygulaması üzerinden SMS göndermenin mümkün olduğunu anlatıyordu.

Benim de doğal olarak ilk tepkim şu oldu:

"Bu iş gerçekten oluyor mu, yoksa bir yerde dolandırılıyor muyuz?"

Hemen yapay zekâya koştum. Birkaç soru sordum, mantığını anlamaya çalıştım. Sonra kafamda o tehlikeli cümle belirdi:

"E, Android uygulamasıyla oluyorsa AhdGateway diye bir APK yapar, bütün sitelerimi bir API üzerinden buna bağlar geçerim."

İşte o noktadan sonra günün geri kalanı zaten iptal olmuştu.

"Hadi soruları soralım, planı çıkaralım" diye başladım. Bir baktım, yaklaşık yedi saat sonra başlangıçtaki "SMS gönderelim" hedefi çoktan "Madem bunu yaptık, sitelere neden 2FA eklemiyoruz?" noktasına gelmişti.

2FA'yı bilmeyenler için kısaca açıklayayım: SMS, doğrulama kodu veya benzeri ikinci bir adımla hesap güvenliğini artıran sistemlerden bahsediyorum.

Önce PHP tarafını hallettik. Sonra "Bunu AhdCode'a da getirelim" dedim.

Ve işte o saat geldi çattı.

Özetle, bazen bazı şeyleri yapmak kaderiniz olabiliyor. "Bugün hiçbir şeye bakmayacağım, sadece yatacağım" diye verdiğiniz sözler de aslında ileride bozmanız için söylenmiş cümlelermiş.

Her şeye rağmen, sessiz ve yalnız geçen bir günde beni gerçekten heyecanlandıran ve keyif veren küçük bir proje ortaya çıktı. AhdGateway'i şimdilik piyasaya sürmeyi pek düşünmüyorum.

Tabii, iyi bir para teklif eden çıkarsa bütün prensiplerimizi yeniden değerlendirebiliriz. 😀

Şaka bir yana, bazen "Evde kalmak bana yaramıyor" diyorum ama üretkenlik açısından bakınca pek de öyle görünmüyor. Asıl sorun sanırım üretmemek değil; ne zaman duracağımı bilememek.

Ekran süremi azaltacağım diye başladığım bir günü, yine ekrana gömülmüş şekilde bitirmek pek başarılı bir planlama örneği sayılmaz. Ama bugün böyle geçti, yapacak bir şey yok.

Belki 28. yaşımın ilk gününden çıkarılacak ders şudur: Dinlenmek istiyorsam internette yeni proje fikirleri anlatan videolara bakmamam gerekiyor.

Bunu da muhtemelen uygulamayacağım.

Herkesi yeterince yorduğuma göre bu yazıyı bitirmenin vakti geldi. Bu ay üç yazı olsun istedim; biraz da ondan yazdım.

Bir sonraki yazıya kadar görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın!